Burak Gökmen Çelik
Blog listesine dön

Her Şeyi Otomatikleştirdik, Şimdi Ne Yapacağız?

Yapay zekâ ve üretkenlik araçlarıyla kazandığımız zamanı nereye harcıyoruz? Modern hız takıntısı ve anlam üzerine.

2 dk okuma
Her Şeyi Otomatikleştirdik, Şimdi Ne Yapacağız?

Son birkaç yıldır teknoloji dünyasındaki tek büyük vaat şu:

“Bunu daha hızlı yap.”

Uzun bir makale mi var? Okuma, özetlet.

Bir video mu var? 2x hızda izle, hatta izleme, transkriptini çıkarıp üç maddede al.

Kod mu yazacaksın? Tek satır komutla tamamla.

E-posta mı atacaksın? Bırak asistanın senin yerine yazsın.

Kağıt üzerinde bakınca tarihin en bol boş zamanına sahip nesli olmamız gerekiyor. Eskiden bir haftada yapılan işleri bir öğleden sonra bitirebiliyoruz.

Ama etrafımdaki herkese ve kendime bakıyorum:

Kimsenin vakti yok.

Herkes her zamankinden daha meşgul, daha yorgun ve daha yetişemiyormuş hissinde.

Peki kazandığımız o kadar saat nereye gitti?

Verimlilik paradoksu

Bir işi daha hızlı bitirdiğimizde, geri kalan zamanı dinlenmeye veya düşünmeye ayırmıyoruz.

Açılan boşluğa hemen üç yeni iş daha sıkıştırıyoruz.

Eskiden aynı anda bir proje üzerinde çalışmak normaldi. Şimdi araçlar kolaylaştı diye aynı anda dört farklı şeyi yürütmeye çalışıyoruz.

Daha hızlı okuyoruz ama okuduğumuz hiçbir şey bizde iz bırakmıyor.

Daha hızlı üretiyoruz ama ürettiğimiz şeyle bağ kurmaya vakit bulamıyoruz.

Bazen şunu düşünüyorum:

Bir kitabı 30 saniyede üç maddelik özet olarak okuduğunda, o kitabı gerçekten okumuş oluyor musun?

Yoksa sadece “Okudum” diyebilmek için zihninden bir bilgi kırıntısı mı geçiriyorsun?

Çünkü bir fikrin insanda yer etmesi için biraz zamana, biraz da o metnin içinde kaybolmaya ihtiyaç var.

Her sürtünmeyi (friction) ortadan kaldırdığımızda, öğrenmenin ve hissetmenin kendisini de ortadan kaldırıyoruz.

Zaman çarkından dışarı adım atmak

Meşgul olmakla üretmek arasındaki fark

Üretkenlik araçları bazen çok tehlikeli bir illüzyon yaratıyor.

Bütün gün yapay zekâya bir şeyler sorup, not uygulamalarında sayfalar düzenleyip, otomasyonlar kurduğunda akşam çok çalışmış gibi hissediyorsun.

Ama günün sonunda ortada ne var?

Bazen koca bir hiç.

Sadece sistemi kurmakla, araçları birbirine bağlamakla ve “daha verimli olmaya çalışmakla” geçen saatler.

Ben de teknolojiyi ve yeni araçları çok seviyorum. İşimi hızlandıran her şeyi hemen deniyorum.

Ama son dönemde kendime şu sınırı koymaya başladım:

Eğer bir araç bana zaman kazandırıyorsa, o kazandığım zamanı daha fazla ekran başında kalarak harcamamalıyım.

Makinelerden uzaklaşıp pencereden ufka bakmak

Bazı şeyler yavaş kalmalı

Her şeyi optimize etmek zorunda değiliz.

Bir kodu hızlı yazmak harika. Bir angarya işi otomatikleştirmek harika.

Ama düşünmek yavaş olmalı.

Bir dostunla ettiğin sohbet yavaş olmalı.

Nereye gittiğini sorguladığın o yürüyüş yavaş olmalı.

Çünkü hayat, yapılacaklar listesindeki maddeleri en hızlı şekilde bitirme yarışı değil.

Eğer kazandığımız zamanı yine kendi zihnimizi doldurmak için kullanacaksak, o hızın bize hiçbir faydası yok.


Blog · LinkedIn · X · GRAINZ